“Kocaman Soğan Depo Tesisleri Projesi” hizmete devam ediyor

3.8.2017
1154 kez Okunmuştur.

Ipard-I Programı 103-Meyve ve sebze işleme ve pazarlama sektörü projelerinden olan “Kocaman Soğan Depo Tesisleri Projesi” ilimizde  olduğu kadar tüm ülkemize de modern bir anlayışla hizmet veriyor.

TKDK Tokat İl Koordinatörlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ipard-I Programı onüçüncü başvuru çağrı dönemi 103 meyve ve sebze işleme ve pazarlama sektörü projelerinden olan “Kocaman Soğan Depo Tesisleri Projesi” tam kapasiteyle hizmete devam ediyor. Burada depolanan soğanların hasat sonrası kayıpları neredeyse sıfırlandığı gibi daha uzun bir periyotta pazarlara ürün sağlanması da mümkün oluyor.  Bununla birlikte ilimizin olduğu kadar, ülkemizin birçok ilinin de soğan ihtiyacı bu şekilde karşılanıyor.

Hibe destekanı 50 ve toplam uygun harcama bütçesi 3 milyon 243 bin TL olan ve 2016 yılsonu itibarıyla tamamlanan yatırımı için TKDK tarafından, faydalanıcı Mehmet Kocaman ’a yaklaşık 1 milyon 622 bin TL hibe desteği sağlanıldı.

Zile ilçemize örnek bir soğuk hava tesisi kuran faydalanıcımızın, kendisi, işletmesi, yeni projesi ve geleceğe dönük hedefleri gibi birçok konuda kendisiyle yaptığımız söyleşide samimi olarak ifade ettiği düşüncelerini derlediğimiz yazımızı, kendi dilinden sizlerle paylaşmak istiyoruz:

“1958 yılında Tokat İli Zile İlçesinde doğdum. Lise mezunu aktif bir girişimciyim. Ailemin uzun yıllardır tarım ile uğraşması ve temel geçim kaynağımızın da tarımsal üretim olması sebebiyle neredeyse kendimi bildim bileli tarımsal faaliyetlerin içerisinde yer almaktayım. Genel olarak farklı konularda gerçekleştirdiğimiz tarımsal faaliyetlerin takriben 40 yıllık geçmişi bulunmakla birlikte, yaklaşık 15-20 yıldır soğan üretimi ve pazarlanması özelinde yoğunlaşmış bulunmaktayız. İşletmemiz; hâlihazırda ağabeyim ve çocuklarımızla birlikte hem tarımsal üretim ve hem de pazarlama aşamasında görev paylaşımı yaptığımız liderliğini de şahsımın üstlendiği bir aile işletmesidir. İşletmemiz bünyesindeki tarımsal üretim, depolama ve pazarlama aşamalarının tümünde, 10 kişi daimi olmak üzere, dönemsel olarak değişmekle beraber toplamda her günetalama 50 kişi düşecek şekilde de mevsimlik işçi istihdamı sağlamaktayız.

İşletmemiz, Zile ilçesi ve köylerinde kendimize ait olan ve ayrıca ek olarak kiralanan araziler üzerinde tarımsal üretimimizle ilgili iş ve işlemlerini sürdürmektedir. Hâlihazırda yoğun ve münavebeye uygun olarak buğday, arpa, patates gibi mahsullerin üretimini yapmakla birlikte daha öncede belirttiğim gibi üretimimizin ana omurgasını mve beyaz soğan oluşturmaktadır. Yıllık olaraktalama 600 dekar alanda tahmini 3.000-3.500 ton soğan üretimi gerçekleştirmekte ve ürünlerimizi ülkemizin kırkı aşkın iline ve bazı büyük ulusal marketlere pazarlamaktayız. Özellikle, farklı ebatlarda hazırlattığımız özel kutularda ürünümüzü pazarlama stratejimiz, ürünümüze olan talebi daha da artırdı.” 

Tarımsal ürünlerin pazarlanmasında çoğunlukla karşılaşılan en önemli sorun; piyasanın istediği kalite ve yeter miktarda ürün üretilemeyişi ile istenilen ürün kalitesinin de sürekliliğinin sağlanamamasıdır. Bu nedenle tarımsal üretim sektöründe, iç ve dış pazarların istediği kalite ve standartları sağlayan yeterli miktarda, kaliteli ve süreklilik arz eden ürün temini oldukça önemli bir konudur. Özellikle, uzak pazarlara sevk edilecek ürünlerde nakliye koşullarına dayanıklı, kuru maddeanı yüksek çeşitlerin seçilmesi büyük önem arz etmekle beraber uzun dönemde, pazarın ürün ihtiyacını karşılamak ve depolama kayıplarını minimize etmek içinde gerekli uygun saklama tedbirlerinin alınması gerekmektedir. 

Tarımsal ürünlerin üretim, saklama ve pazarlanmasında yaşanan bu gibi genel sorunlar, soğan için de geçerlidir. Zira üreticiler bazı yıllar çeşitli nedenlerden dolayı elinde kalan soğanı, depolama imkânlarının da yetersiz olması nedeniyle komple imha etmek zorunda kalmakta ve zarar etmektedirler. İşte Ipard Programı kapsamında Kurumunuza sunduğumuz bu projemizle temel amacımız; İşletmemizin ana üretim ve kazanç unsurunu oluşturan mve beyaz soğanın üretiminden pazara sunulmasına kadar olan dönemde doğal koşullarda oluşan ve yaklaşık 25-30’ a varan özellikle, hasat sonrası ürün kayıplarının en aza indirilmesidir.

Ürünlerin depolama imkânı yoksa mecburi olarak hemen satışa arz edilmeleri gerekir.  Bu durum, mahsulün piyasada bol olduğu dönem olması nedeniyle fiyatının düşük olduğu diğer bir ifadeyle üründen gerektiği gibi yeterli kar elde edilemeyeceği dönem demektir. Ancak, depolama imkânının var olması durumunda, ürün hem daha uzun bir dönemde ve hem de gerçekten hak ettiği değerini bularak pazara sunulacağından işletme haklı ve ciddi kazançlar elde edebilir. İşte bu genel prensiplerden bakıldığında; Üründeki hasat sonrası zayiatları minimum düzeye indirmek ve piyasadaki fiyat dalgalanmalarından etkilenmemek ve bilinçli bir üretim ve pazarlama stratejisi oluşturmak için soğanda depolamanın, mutlak bir gereklilik olduğunu söyleyebilirim.

Mve beyaz soğanın, diğer soğan türlerine nazaran daha iyi muhafaza ve kontrollü atmosfer koşullarında saklanması yanında daha geniş bir depolama alanı ihtiyacı da bulunmaktadır. Ayrıca normal soğanda sap kısımları kesilerek depolama ya da sevkiyat yapılmasına karşın mve beyaz soğanda saplar kesilmeden depolarda kurutulur ve sapları salkım şeklinde örülmek suretiyle kutulara yerleştirilir ve bu şekilde soğuk hava deposuna konulur ya da pazara sevk edilirler. İşte tüm bu hassasiyetler sebebiyle, projemiz ile gerçekleştirmek istediğimiz soğan soğuk hava deposu tesisimizin kapasite ve diğer teknik özelliklerini belirlerken; ürün çeşit özelliklerini, mevcut üretim kapasitemiz ve gelecekteki hedeflediğimiz üretim artışlarını da göz önünde bulundurarak ayrıntılı bir fizibilite çalışması yaptık. Sonrasında ise Ipard Programı kapsamındaki tüm gereklilikleri sağlayan uygun bir başvuru paketi hazırladık. Onüçüncü başvuru çağrı döneminde de başvurumuzu yaptık.

Burada şunu özellikle ifade etmek isterim ki; Projemizin hayata geçirilmesinde en büyük zorluğu ve meşakkati, proje başvuru paketi hazırlığı döneminde yaşadık. Şu an geriye dönüp baktığımda da tüm bunların “projeli hayata adapte olmamız noktasında bize tecrübe kazandırdığını” söyleyebilirim. Burada edindiğimiz tecrübeleri bir sonraki planladığımız yeni Ipard projesinde kullanacağımızı da ifade etmeliyim. Kısmet olursa 12 Haziran 2017 tarihinde ilan edilen Ipard II ikinci başvuru çağrı ilanı kapsamında bu anlamda yeni projemi sunmayı da planlamaktayım.

Gerek başvuru paketi hazırlığı ve gerekse sonrasında hibe desteğimizi aldığımız ana kadar geçen tüm aşamalarda başta Sayın İl Koordinatörümüz Fevzi Çiçek Bey olmak üzere tüm Koordinatörlük çalışanlarının çok büyük yardım ve desteklerini gördük. Hatta bizlerin muhtelif konularda “kısmen ümitsizliğe kapıldığımız ve projeden vazgeçmeyi dahi düşündüğümüz” anlarda bile, kurum personelinin projemizin gerçekleştirilmesi noktasında son derece yoğun olarak bizleri mutlu ve motive eden, gayrete getiren yaklaşım ve ilgilerini, bizzat müşahede ettik. Bundan dolayı İl Koordinatörümüzün şahsında, tüm Koordinatörlük personeline projemizin hayata geçirilmesindeki her türlü katkı ve desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunarım.

Son olarak da; “Ipard Programı kapsamında böylesine büyük oranda bir destekten faydalandığımız ve bu vesile ile işletmemizde çok acil olarak ihtiyaç duyduğumuz soğan depolama tesisine kavuşmamız nedeniyle çok mutlu olduğumuzu” söyleyebilirim.

Bu tecrübelerim ışığında tüm halkımıza ve dostlarıma tavsiyem de şudur ki;

“Faaliyet konusu Ipard Programı kapsamında yer alan tüm vatandaşlarımız gerek hâlihazırdaki işletmelerinin modernizasyonunda ya da yenilenmesinde gerekse de bu kapsamda kurmayı hayal ettikleri yeni işletmelerini gerçekleştirmede daha fazla geç kalmasınlar…” 12 Haziran 2017 tarihinde yayınlanan Ipard II ikinci başvuru çağrı ilanı ve  103-işleme ve pazarlama sektörü çerçevesindeki planlarını ve projelerini hayata geçirsinler…” şeklinde sözlerini tamamladı.

Yatırımcı açıklamalarına ek olarak İl Koordinatörlüğü yetkililerince de;

2014-2020 yılları arasında muhtelif sektörler bazında uygulanacak olan IPARD-II yatırım programında da proje sahiplerine kurum tarafından 50 ile 70 arasında hibe desteği sağlanacağı ifade edildi. IPARD’ ın bu ikinci döneminde verilecek desteğin 801 milyon avrosunun AB katkısı olduğu ve ulusal katkı ile birlikte toplamda yaklaşık olarak bu kapsamda 1 milyar 45 milyon avroluk destek verileceği dile getirildi.

Ipard II kapsamında 12 Haziran 2017 yılında çıkılan ikinci başvuru çağrısında ise sadece

103-Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar ana sektörü içerisinde yer alan

 

103-1 Süt ve Süt Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması

103-2 Kırmızı Et ve Et Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması

103-3 Kanatlı Eti ve Et Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması

103-4 Su Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması

103-5 Meyve ve Sebze Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması

 

Olmak üzere beş alt sektörde sunulacak yatırım projelerine hibe desteğinde bulunulacağı ve bu kapsamda verilecek toplam hibe destek tutarının yaklaşık olarak 500 milyon TL (122 milyon 178 bin avro) olduğu vurgulandı. Proje hazırlığı için her türlü bilgi ve dokümanın www.tkdk.gov.tr kurumsal web adresinde yer aldığı ve burada belirtilen kriterler ışığında hazırlanacak projelerin de 06-28 Eylül 2017 tarihlerinde İl Koordinatörlüğüne sunulması gerektiği özellikle belirtildi.

Son olarak, “IPARD-II ikinci başvuru çağrı ilanı çerçevesinde planlanmış olan bu hibe destek programından da, İlimiz yatırımcılarının en yüksekanda yararlanması amacıyla İl Koordinatörlüğü olarak önceden olduğu gibi azami gayret içerisinde olacağımızı tekrar ile belirtmek isteriz.” denildi. 

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 3.08.2017
Güncelleme Tarihi : 3.08.2017
GÜNDEM
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:
Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Son Yorumlar