PANDEMİ ÇOCUKLARDA KONUŞMAYI GECİKTİRDİ

14.10.2021
146 kez Okunmuştur.

Haber-Foto: Seda Batur

 

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Aybeniz Özmet Koyuncu, pandemi sürecinin çocuklardaki gelişimsel dil becerilerini etkilediğini ve uyaran eksikliği sonucunda çocukların gecikmiş konuşma durumu yaşadığını söyledi.

 

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Aybeniz Özmet Koyuncu, özel danışmanlık hizmeti ile kekemelikten ses bozukluklarına, afaziden yutkunma sorununa kadar birçok alanda hizmet vereceği yeni ofisinin açılışını gerçekleştirdi.

Dil ve Konuşma Terapisi üzerine Hacattepe Üniversitesinde 4 yıllık Lisans eğitimini tamamlayan Koyuncu, mezun olduktan sonra Medipol Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Hali hazırda Tokat’ta bir rehabilitasyon merkezinde aktif olarak çalışmakta olan Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Aybeniz Özmet Koyuncu, danışanlarına daha iyi hizmet verebilmek için kendi ofisini açtı.

PANDEMİ ÇOCUKLARIN KONUŞMA YETENEĞİNİ OLUMSUZ ETKİLEDİ

Tokat Plaza 5. katta hizmet vermeye başlayan Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Aybeniz Özmet Koyuncu, tüm yaş grupları ile çalıştıklarını belirterek, “0 yaştan çok ileriki yaşlara kadar her gruptan danışanlarımızla çalışabiliyoruz. Çünkü her dönemden beklediğimiz şeyler var. Örneğin pandemi ile birlikte çocuklarda en sık gördüğümüz rahatsızlık gecikmiş konuşma. Bu süreçte çocuklar eve kapandı ve uyaran eksikliği oldu. Normal gelişim göstermesine rağmen çocuklar geç konuşmaya başladılar. Gelişimsel dil dediğimiz bu gecikmiş dilde çocukların hem ifade edici diline hem de alıcı dillerine bakıyoruz. Çocuklar 4 yaşına geldiğinde herkesin anlayabileceği bir dil seviyesine ulaşıyorlar. 4 yaşındaki bir çocuğu çevresindeki bütün insanlar anlayabilir. Belki ‘r’ sesini hatalı çıkarabilir ama 4 yaşındaki bir çocuk hemen hemen tüm sesleri üretebilir. Eğer bu yaş grubunda beklendiği gibi konuşamıyise ailenin bir uzmandan yardım alması gerekir” dedi.

ERKEKLERDEKİ İNCE SES PROBLEMİ 4 SEANSTA TEDAVİ EDİLİYOR

“Sesimiz kimliğimizdir, duygularımızı sesimizle belli ederiz ve her ses o insana özgüdür” diyen Koyuncu, “Avukatlık, imamlık ve öğretmenlik mesleğini icra eden danışanlarının çoğunlukta olduğuna vurdu yapan Koyuncu, “R’’leri söyleyemediği için özgüven problemi yaşayan avukat danışanım vardı. Öğretmenler ve imamlar ses bozuklukları konusunda zorluk yaşayabiliyor. İmamlar profesyonel ses kullanıcısı olarak geçiyorlar. Çok kalın ve çok ince ses frekansı aralığında çalışıyorlar. Bu kişiler ses sağlığını korumazsa ses tellerinde nodül oluşuyor. Biz ses terapisi üzerine çalışıyoruz. Örneğin birey erkek ama sesi kadın gibi çıkıyor. Birkaç kez Tokat’ta da rastladım. Bu duruma sahip danışanlarımızın ergenlik dönemlerinde ses yolu dediğimiz kanal tam olarak oturmuyve sesleri çok ince çıkıyor. Bu kişiler 4 seansta kendi seslerine ulaşabiliyorlar” şeklinde konuştu.

KEKEMELİK VE HEYECAN İLİŞKİSİ

Çok fazla insanın muzdarip olduğu kekemelikte de tedavi ile büyük mesafeler kat edilebildiğini kaydeden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Aybeniz Özmet Koyuncu, “Kekemelikte hem okul öncesi dönemde hem ergenlikte hem de yetişkin dönemde kontrollü konuşma için çalışıyoruz. Kekemelik gündelik hayatı olumsuz etkileyebiliyve günlük aktiviteleri sekteye uğratabiliyor. Öğrenciler cevabı bildikleri soruları bile kekelerim korkusuyla yanıtlayamayabiliyor. Biz ‘ya kekelersem’ duyarsızlaşması için de çalışıyoruz. Kekelemede insanların beklentilerini doğru oluşturmak gerekir. Gelişimsel olmayan kekemelikler kalıcıdır. Örneğin bir yetişkinin kekemeliği tamamentadan kalkmayacak çünkü ne yazıkki bunun bir ilacı ya da ameliyatı yok. Ama bunu kontrol edebilir ya da buna karşı duyarsızlaşabilir. Yani insanlar özgürce kekeleyebilsin. Kendisini toplum ne der diye kalıplara sokmasın. Heyecanın kekelemeyi arttırdığına dair bir yanılgı vardır. Aslında insan kekeleyeceğini düşündüğü için heyecanlanır. Düşüncelerimiz bizim davranışlarımızı oluşturuyor. Yaşamadan hayal ediyor, kaygısını arttırıyve kekeliyor. Kekelemede genetik faktörü çok fazla. 3 erkekte görüyorsak buna karşı sadece bir kızda görüyoruz. İstatiki olarak erkeklerde daha çok rastladığımız bir rahtsızlık” ifadelerini kullandı.

AFAZİ DURUMUNDA TEDAVİ

İnme gibi hastalıklarda oluşan konuşma bozukluklarına da dikkat çeken Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Aybeniz Özmet Koyuncu, “Beynimizin dil ve konuşma işlevlerinden sorumlu alanı, sol beyin lobunda bulunur.  Bazen beyin kanaması/tıkanması veya kazalarla oluşan kafa travmaları sonrası dil ve konuşmadan sorumlu beyin bölgesi hasarlanır. Böyle durumlarda “afazi” adı verilen konuşma bozukluğu/kaybı oluşur. Daha önce konuşmakla ilgili hiçbir sorunu olmayan kişi konuşamaz olur.  Ya da konuşur ama dediği şeyler anlaşılmazdır, kişiyle sözlü olarak iletişim kurulamaz olur. Çoğu zaman  “konuşma” ile birlikte “yazı yazma”, “hesap yapma”, “anlama” becerileri de bozulabilir.  Bazen afazi kendiliğinden geçer. Bazı durumlarda ise afazisin tedavi edilmesi gerekir.  Afazileri “konuşma terapisi” ile tedavi ediyoruz. Konuşma terapisi tedavisi işleyiş açısından fizik tedaviye benzer.  Afazisi olan hastayı muayene ederiz ve kendisine özel bir egzersiz programı hazırlarız. Hastaya belli periyodlar ile konuşma terapisi uygulanır.  Aynı zamanda hastanın kendisi için hazırlanan egzersiz programını her gün bir aile yakını ile çalışması gerekir. Egzersizlerin nasıl çalışılması gerektiği hasta yakınına uygulamalı olarak öğretilir. Hazırlanan egzersiz programını düzenli olarak uygulamak tedavi için çok önemlidir.  Afazi tedavisi zaman alır, sabırlı olunması gerekir” dedi.

Ayrıca yutma ve beslenme sorunu yaşayan kişilere de destek olduklarını söyleyen Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Aybeniz Özmet Koyuncu konuşmaya dair sorunu olan herkese yardımcı olduklarını kaydetti.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 14.10.2021
Güncelleme Tarihi : 14.10.2021
GÜNDEM
Yazarlar
En Son Yorumlar