NE YAPIYORSUN SEN YİNE EYÜP BAŞKAN…

29.9.2021
893 kez Okunmuştur.

Hüseyin Alpay (Gazeteci Yazar)

Unutulmuştu, hatırlattı, gereğini yaptı:
“Şeyh Abdülmecid-i Şirvani Namazgâhı”nı açtı.

Böylelikle hem cenaze namazlarının kılınabileceği, hem de Şeyh-i Şirvani Türbesi ile mezarlık ziyaretinde bulunan yurttaşların ibadetlerini rahatça yapabilecekleri bir yer hazırlandı.

Bazı hizmetler vardır ki bunun maddi boyutundan ziyade manevi zenginliğinin verdiği ferah önemlidir. Namazgâh da öyle bir hizmet işte. Selçuklu ve Osmanlı geleneği olan Namazgâh, Eyüp Eroğlu’nun deyişiyle “bir açık hava mescidi” gibidir.

Başkan Eroğlu “Özellikle büyük alimlerin ve büyük mezarlıkların hemen yanında yapılan bu namazgâhlar; hem namaz kılınmaya, hem de cenaze namazlarının icrası için özellikle mezarlık ziyaretlerinde Kur’an-ı Kerim mukabelelerinin okunması için kullanılıyor. Ayrıca Osmanlı dönemlerinde ise asker savaşa gitmeden önce bu Namazgâhlarda namaz kılar ve öyle giderlermiş. Bizler de bu güzelliği Tokat’ımızdataya çıkarttık” derken, haklı bir gururu paylaşıyordu. Günümüz için de büyük bir ihtiyaçtı, vesile oldu ve açtı Eyüp Başkan.

Fatih Sultan Mehmet’in Kosova Prizren’de ve Çanakkale’de yaptırmış olduğu Namazgâhların mimarisine bağlı olarak tamamlanan Şeyh Abdülmecid-i Şirvani Namazgâhı, sade ve bir o kadar da kendini gösterir mimarisiyle dikkatleri çekiyor. Namazgâhın bir ihtiyaç olduğu gerçeği yüzyıllardır değişmedi; bugün bu unutulan ve her zaman eksikliği hissedilen hizmeti gerçekleştiren irade, bütün yaptığı projelerin en başına artık bunu yerleştirmiştir.

Yol, köprü, kavşak hepsi güzel. Parklar bahçeler, Pazar yerleri hepsi mükemmel. Ama sosyal projeler, fakir-fukaraya yardımlar, dilsiz canlılara, kediler ve köpeklere yapılan yatırımlar bambaşka. Hele Namazgâh mükemmel. İhtiyaçtı, unutulmuştu, hatırlandı ve hayata geçirildi. Ve yeniden “ne yapıyorsun sen yine Eyüp Başkan!” dedirtti herkese.

Şehrin dört bir yanında gece-gündüz demeden içme suyu, yağmur suyu ve kanalizasyon hatları yenilenen, ardından da sıcak asfaltları, deyim yerindeyse “kaymak gibi” döşenen cadde ve sokakları gördükçe, elbette keyiflenmemek elde değil. Ama dediğim gibi hepsinin önüne geçti Namazgâh. Sokak bunu söylüyçünkü. Halk bunu konuşuyor. Ve en önemli dilek de bütün mezarlıklara Namazgâh yapılması.

Eyüp Eroğlu Namazgâhın açılışında “Yapılan bir okul, bir cami veya insanların yararlandığı her şey Sadaka-i Cariyedir. Böylesine güzel bırakılan hayırlı eserlerdir.” demişti. “Irmağın akışı” gibi sürekliliği devam eden sadakalar için kullanılan “Sadaka-i Cariye”; cami, sebil, çeşme, köprü, medrese ve Namazgâh gibi hizmetler için tabir edilir. İstifade edildikçe hayrı akmaya devam eden ırmaklar gibidir bu eserler.

Ve elbette burada, Namazgâhın yapımına katkı sağlayan eski Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya’yı da unutmamak gerekir. Büyükkaya’nın bu süreçteki katkıları unutulacak gibi değil.

Görevdeki 8’inci yılında yine polemiklerden uzak, sade ve vakur bir şekilde yoluna devam eden Eyüp Eroğlu’nun bu şehre kazandırdığı eserlerin en önemlileri, işte bu “Sadaka-i Cariye” minvalindeki yapıtlardır. Umuyve diliyorum ki bu eserlerin ardı arkası kesilmez, Tokat geçmişiyle barışık ve zamanla uyumlu yolculuğuna sonsuza kadar devam eder.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 29.09.2021
Güncelleme Tarihi : 29.09.2021
GÜNDEM
Yazarlar
En Son Yorumlar