ÇOBANLIK PEYGAMBER MESLEĞİ

30.11.2020
432 kez Okunmuştur.

 

Ahmet Yılmaz 23 yaşında, ata mesleğini sürdüren bir çoban... Dağların, yaylaların, koyunların, kuzuların yoldaşı. Kadıvakfı Köyü’nde 130 küçükbaştan oluşan sürüye çobanlık yapan Yılmaz, mesleğine dair avantajları ve dezavantajları gazetemize anlattı. Doğanın nimetlerini veren Allah’a şükür ile çoban ateşinin sıcaklığını, kara demlik çayının lezzetini, doğal ve samimitamın huzurunu dillendiren Yılmaz aynı zamanda yaşadıkları zorluklardan da bahsetti.

Mücadeleye seher vakti başladığını söyleyen emektar Yılmaz, “Erken saatlerde uyanıp sürüye sahip çıkan köpeklerin yiyeceğini verip bismillah deyip koyulursun yola. Köpeklerine yiyecek vermeden çıkarırsan, köpekler ne kendine ne de sürüye hakimlik yapamaz. Hele birde o gün hava yağmurlu ise işin daha da zdemektir. Yağan yağmurun altında sırılsıklam ıslanırsın ama yine de kimseye boyun eğmezsin, sonuçta bu iş senin ekmek teknendir.”dedi.

BAHARDA BAŞKA BAĞA BAHÇEYE GİRİP HARAM YEMESİNLER DİYE UĞRAŞIRIZ

Çobanlıkta mevsimsel olarak zorluklar yaşanabildiğini belirten Ahmet Yılmaz, “Bahar gelince koyuna hâkim olmak biraz daha zorlaşır. Etraf yeşerince sürünün, komşuların bağına-bahçesine girmemesi için elimden geleni yapar, haram yedirmemeye çalışırım.  Vazgeçilmezim ise kara demliğimdeki çayım ve azığımdaki ekmeğim, peynirim, zeytinimdir” dedi.

GÖZÜMÜN ÖNÜNDE KURT KUZUYU KAPTI

Yağmurlu havalarda kurt tehlikesinin arttığını söyleyen Yılmaz, “Sen istediğin kadar sürüye hâkim ol ama seninde güvendiğin sadık dostların bel kemiğin olan köpeklerin vardır onlar varsa yanında sürüyü onlara bırakıp birazda olsa uyursun dinlenirsin. Yağmurlu havalarda çobanın uykusu çok gelir, felaket derecede ağır olur uykusu ama uyuyamaz. Nedeni ise şudur; kurt yağmurlu, sisli havayı sever. Hiç unutmam bundan beş sene önce yağmurlu havada çam ağacının altında otururken tatlı bir uyku bastırdı ve tam o esnada sürünün içinde bir şey gezdiğini fark ettim. Tavşan desem değil, tilki desem değil.  Bir sıçradım ki kurt kuzuyu gözümün önünde aldı gitti. Onun nasibi bir şey diyemezsin, nasibi varsa alır, gider. Senin nasibin kadar yemek yiyip, su içtiğin gibi her canlının da ayrı bir nasibi vardır” ifadelerini kullandı.

KÖPEKLERİMİZ BİZİM BEL KEMİĞİMİZ

Çobanların en büyük emniyetinin sürüyü kontrol etmede kendisine yardımcı olan köpekleri olduğunun altını çizen Yılmaz, “Köpeklerin senin can dostun, bel kemiğin. Sana sürü otlatırken sana en sağlam arkadaşlığı köpekler yapar. Çobanla koyunlar ve köpekleri arasındaki dostluğu, arkadaşlığı başka hiç kimse veremez sana. Çoban olmak sabır ister. Yazın sıcağında, güneşin altında yatmasını da bileceksin, yağan yağmurun altında durmasını da… Çobanlık yapan biri büyüklerinin yanında bir şeyler öğrenir, öğrendiğini devam ettirip yeni nesilde çobanlığa başlamak isteyenlere aktarır” dedi.

ELİNDEKİNİN KIYMETİNİ BİLMEYEN ONUN DEĞERİNİ BAŞKA KAPIYA GİDİNCE ANLAR

Bu zişin en güzel yanının koyunlar kuzulamaya başlayıncataya çıktığını ifade eden Yılmaz, ”Çobanı kuzulama döneminde büyük bir sevinç sarar, gece-gündüz onlarla ilgilenir. Hele ki koyunları ikiz kuzulayınca daha da sevinir ve verdiği emeklerin karşılığını aldığını düşünür. Büyüklerimizden öğrendiğimiz gibi işimizi layıkıyla yapar, Allah’ın verdiği güzelliklere şükrederiz. Çünkü elindekinin kıymetini bilmeyen onun değerini başka kapıya gidince anlar. Bazen yüce dağlara bakarak içinden derki çoban; yedin gençliğimi ama çok da güzel hatıralar, anılar bıraktın… Gözleri dolar, kimlerle yola çıkıp, kimler ile yolu bitirdiğini görür” şeklinde konuştu.

İMAM GAZİ YAYLASINDA SU SIKINTISI ÇEKİYORUZ

Sürü otlatmadaki inceliklerden bahseden Yılmaz, koyun için en önemli şeyin susuz kalmamak olduğunu belirterek, “Yaz aylarında gerekirse koyununu aç bırakacak ama asla susuz bırakmayacaksın. Çünkü koyunu susuz bırakırsan hemen hasta olur. Yazın yaylaya çıkman gerekir ve çok temiz bir çobanlık yapman gerekir. Eğer koyunu sağman gerekirse kuzuya ayrı bakmak zorundasın annesinin sütünden yararlanmak için. Peynirini, yoğurdunu, çökeleğini, yağını yersin, buz gibi suların, güllerin, çiçeklerin, kekiklerin tadını kokusunu sütüne verir. Komşu köye ait su yeri vardıraya gidersin koyununu sulamak için hafta da iki sefer sulağı temizleyip güzel buz gibi suyun tadından alırsın. Çıtırıklı, Ortagöl, Çimen ve İmam Gazi yaylalarımızın adlarıdır. İmam Gazi hariç geri kalan yerlerde su sorunu yoktur. Ama İmam Gazi Yaylası’nda otun bol olduğu kadar da su sorunu vardır. Ne kadar yayarsan yay ne kadar bakarsan bak suyunu aldırmadıysan eğer sorun yaşarsın” dedi.

ÇOBANLIK PEYGAMBER MESLEĞİDİR

Çobanlığın herkes tarafından heves edilen bir meslek olduğunu ama durumun dışarıdan göründüğü gibi olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Davulun sesi uzaktan hoş gelir derler ya, koyunun da sesi dışarıya hoş gider. Cenazende ağlatmaz, düğününde oynatmaz, bayramında güldürmez. Çobanlık sabır işidir aşkla, sevgiyle merhametle yapacaksın. Sonuçta Peygamber mesleğidir çobanlık. Uzaktan çobanlığa heveslenip koyun alıp hiçbir şey anlamadan satmaya kalkanlar genellikle vardır. Bu iş aileden gelecek, doğan çocuk bu işin içinde büyüyerek öğrenecek. Yoksa devam ettirmek biraz zor. Ben 23 yaşındayım. Dededen-atadan gelen bir sürüye hâkimlik ediyorum. Çobanlık mesleğini küçük yaşlardan beri deneyimleyerek büyüdüğüm için sürünün doktoru da uzmanı da benim. Bir sürünün doktoru çobanıdır. Gözünle sayacak, koyunu sesinden tanıyacaksın. Ve en garibi de şudur ki; dışarıdakiler bize özenir, biz ise dışarıya...” şeklinde konuştu.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 30.11.2020
Güncelleme Tarihi : 30.11.2020
GÜNDEM
Yazarlar
En Son Yorumlar