Tokat Tema Vakfı Mer`a projesi başlattı

2.6.2020
532 kez Okunmuştur.

Tema Vakfı Tokat İl Temsilciliği Uğrak köyünde çiftçi koşullarında 3 yıllık mer’a projesi başlattı. Konu hakkında bilgi veren İl Temsilcisi Oğuzhan Aydın: 2.5 da’lık alanda yürütecekleri projelerinin 2020 yılı ilk ekimlerini Covid 19 sürecine rağmen 14 Nisan tarihinde gerçekleştirdiklerini belirtti.

 

 “Bazı Baklagil ve Buğdaygil Yembitkileri Çeşitlerinin Tokat İli Çamlıbel Yöresi İklim Koşullarındaki Performanslarının Belirlenmesi” adı ile yürütülecek projenin temel hedefinin; üstün verim potansiyeline sahip olan Tokat İli karasal iklim kuşağında yer alan Çamlıbel-Artova-Yeşilyurt bölgeleri mer’alarının ıslah edilmesi amacıyla kullanılabilecek bazı baklagil ve buğdaygil yembitkisi çeşitlerinin saptanması ve bu çeşitlerin performansınıntaya konulmasıdır dedi.

Günümüzde sayıları artan mer’a ıslahı çalışmalarında kullanılacak baklagil ve buğdaygil mer’a bitkilerinin belirlenmesi, yeni genotiplerin bölgelere adaptasyonlarının saptanarak, mer’a ıslah çalışmalarına uygun ve doğru bitki materyali sağlanması ayrı bir önem kazanmış bulunmaktadır. Uzun yıllar bu tip araştırmalardan uzak kalan ülkemizde son yıllarda üniversiteler ve Araştırma Enstitüleri yoğun çaba göstermekte, kamu ve özel sektör girişimleri ile ülkeye getirilen çok farklı kaynaklı yem bitkisi çeşitlerinin adaptasyon yetenekleri araştırılmaktadır. Yürütülecek bu çalışma ile Tokat İli için bu amaca hizmet edilecektir” dedi.

Projenin teknik danışmanlıklarını ise aynı zamanda Tema İl Yönetim ekibinde de yer alan İl Gıda,Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü personeli Ziraat Mühendisi Metin Uyar ve Orta Karadeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’n den Ziraat Yüksek Mühendisi Sezai Gökalp tarafından yürütüleceğini aktaran Aydın, projede materyal olarak Kılçıksız Brom, Domuz Ayrığı ve Gazal Boynuzu yem bitkileri karışım halinde kullanılmaktadır” dedi.

Aydın yaptığı açıklamada; Bu projeyi başlatmalarına neden olan TEMA Vakfının; MER’A YOKSA OT, OT YOKSA ET YOK ! sloganını ve vakfının mer’alara bakış açısına da değindi: Ülkemizin içinde bulunduğu kırmızı et krizi temelinde; mer’alarımızın yok edilmesi

yatmaktadır. Oysa mer’alarda doğal olarak yetişen bitki örtüsü, hayvanların yem ihtiyacını karşılar, erozyonu önler, su varlığımızı korur, üstelik bunun için ücret de talep etmez. Mer’alar korunması gereken öncelikli ekosistemlerden birisidir. TÜİK verilerine göre Ülkemizin mer’a alanları 2017 yılında 14,6 milyon hektardır. Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüz ölçümünün 56’sını oluşturan mer’a ve çayır alanları bugün 14,6 milyon hektara inerek toplam yüz ölçümünün 19’sına gerilemiştir.

Mer’a alanlarındaki görülen bu gerilemenin yanında bir diğer önemli sorun ise ot verimidir. Ülkemiz mer’aların 70’inde vejetasyon zayıf ve bitki ile kaplı alan 10-50 arasındadır ve ot verimi çok düşüktür (20-70 kg/da kuru ot). Ayrıca mer’alarımızda görülen düşük ot veriminin yanında ot kalitesi de düşüktür. Mer’alarda yaşanan bu olumsuz mevcut duruma bir de taşıma kapasitesinin üzerinde otlatma yapılması, bitkilerin gelişme evrelerine uygun olmayan otlatma yapılması ve münavebeli otlatma yapılmaması da eklenildiğinde mer’alar bozuluma uğramaktadır” dedi. Buna bağlı olarak, mer’alarda biyolojik çeşitlilik ve verim azalmaktadır. Mer’alarımız çıplaklaşmakta, erozyona maruz kalmakta ve temel fonksiyonlarını da yerine getiremez hale gelmektedir.

4342 sayılı Mer’a Kanunu yürürlükte olmakla birlikte mer’aların ıslah çalışmaları için yeterli kaynak yaratılamadığından mer’alar ıslah edilememektedir. 4342 sayılı Mer’a Kanunu’nun, mer’aların tahsis amacının değiştirilmesiyle ilgili olan 14. Maddede yapılan değişiklikler, mer’aların turizmden sanayiye, madencilikten enerjiye kadar birçok sektör tarafından kullanılmasına yol açmaktadır. Bu durumda hayvancılığın en temel girdisi olan yem ihtiyacını karşılayan mer’aların hızla azalması kaçınılmazdır.

TEMA Vakfının mer’alarda görülen bu olumsuzluklara karşın ürettiği çözüm olanaklarından da bahseden İl Temsilcisi Oğuzhan Aydın: “ Doğal varlıklarımızdan olan mer’aların tahsis amacı dışında kullanımına son verilerek hayvancılığın geliştirilmesi son derece önemlidir. Biyolojik çeşitliliğin ve toprağın korunmasına hizmet edecek şekilde mer’a-hayvan etkileşimini dikkate alan mer’a taşıma kapasitesine uygun, otlatma mevsimi ve münavebeli otlatma düzeninin kurulduğu, yerel halkın mer’aya erişimi ve karar alma süreçlerine dahil olmasına imkan veren iş birliklerine gidilerek “sürdürülebilir mer’a yönetimi” ya da “bütüncül mer’a yöntemi” hayata geçirilmelidir. Mer’a mevzuatı, mer’aların doğal değerlerini ve özellikle biyolojik çeşitliliğini koruyacak fonksiyonel bir yapıya kavuşturulmalı ve Köy Mer’a Kurulları güçlendirilmelidir. Mer’a Kanunu’nun tahsis amacının değiştirilmesi

ile ilgili 14. Maddesine kısıtlayıcı hükümler eklenmelidir. Ayrıca, 2010 yılından günümüze TÜİK verileri incelendiğinde mer’a alanlarının yüz ölçümünün 14,6 milyon hektara sabitlendiği görülecektir. Bu durum, mer’alarımızın alansal dağılımının ve güncel durumlarının (hem nitelik hem de nicelik) harita tabanlı yeniden belirlenmesi ve veri tabanlarının oluşturulması gerekliliğinitaya koymaktadır” dedi.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 2.06.2020
Güncelleme Tarihi : 2.06.2020
GÜNDEM
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:
Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Son Yorumlar