KESK’e bağlı sendikalar 1 Mayıs nedeniyle basın açıklaması düzenledi

3.5.2020
575 kez Okunmuştur.

Tokat’ta KESK’e bağlı sendikalar, 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle basın açıklaması düzenledi.

Açıklamayı grup adına SES Temsilcisi Tayyar Özcan okudu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi;

Kapitalist sistemin yüzyıllardır devam eden emek, doğa, halk ve kadın karşıtı politikaları kriz üzerine kriz, salgın üzerine salgın üretiyor.

Fosil yakıtlar, sera gazları, kimyasal maddelerin kontrolsüz kullanımı, suyun, toprağın,manların talan edilmesi, sınırsız hayvan katliamları, tarımda mineral gübre ve böcek öldürücü kullanılması vb. gezegenimizi ve tüm canlıları yok olma tehlikesiyle, salgınlarla baş başa bırakıyor.

Yıllardır söylüyoruz; “sağlıkta dönüşüm” başta olmak üzere kamusal hizmetlerin piyasaya açılması, özelleştirmeler, güvencesizlik, esnek çalışma, performans sistemi, üniversitelerin akademik, bilimsel özerklikten uzaklaştırılarak eğitimde güvencesiz istihdamın, eğitim emekçilerinin satın alma gücündeki azalma, iktidarların arka bahçesine dönüştürülmesi, bütçede yatırımlara ayrılan payın diplerde seyretmesi, kamu kaynaklarının sermayeye peşkeş çekilmesi dünyayı/ülkemizi yaşanılır olmaktan çıkaracaktır. Gerçekleşmekte olan da budur!

Kapitalist sistemin yol açtığı savaşlar, ekonomik krizler, işsizlik, eşitsizlik, yoksulluk, güvencesizlik, işçi cinayetleri, kadın bedeni ve emeği sömürüsü insanlığı, dünyayı yok oluşun eşiğine getirdi. Salgın düzenin nasıl çürüdüğünü, çöktüğünü, kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasının kitlesel ölümlere nasıl zemin sunduğunu en açık, en dramatik hali gözler önüne serdi.

Ülkemizde de emekçiler salgın, yaşam ve çalışma koşullarının çok ağırlaştığı, işsizliğin reküzerine rekkırdığı, krizin faturasının işçilere, emekçilere çıkarılması için ciddi adımların atıldığı, yandaş konfederasyonla yapılan satış sözleşmesiyle kamu emekçilerinin sefalet ve açlık sınırında yaşam mücadelesi verdiği bir dönemde patlak verdi.

İktidar gerekli tedbirleri zamanında almadığı gibi “çarklar dönsün” diyerek fabrikalarda, inşaatlarda binlerce işçiyi “ya salgından ya açlıktan ölüm” seçenekleri ile baş başa bıraktı.

Kamu işyerlerinde “zorunlu çalışma” alanlarını objektif olmayan kriterlerle ve karar süreçlerine sendikaları, emekçileri dâhil etmeden belirledi. İnsanları yaşatmak için kendi yaşamlarını hiçe sayarak canla başla çalışan Sağlık Emekçileri başta olmak üzere binlerce kamu emekçisi covid 19’a yakalandı.

Geride kalan milyonlar iktidarın çağrısı ile “evde kal”ır iken iktidar salgını fırsata çevirmenin her tür yol ve yöntemini kullandı. Tekçi, mezhepçi, kutuplaştırıcı politikalardan bir an olsun vazgeçmedi. Tacizcilerin, tecavüzcülerin, mafyanın, katillerin salıverilmesi, muhalif belediyelere soruşturmalar açılması, sahra hastanesinin dahi mühürlenmesi, kayyum atamalarının son sürat devam etmesi, ücretsiz izin dayatması gibi politikaların ardı arkası kesilmedi. Salıverilen mafya üyelerinin, katillerinin hedefinde bir kez daha kadınlar ve çocuklar yer aldı.

Çocuk istismarını her fırsatta meşrulaştırmaya çalışan yasal düzenlemeleri meclise getirmeye çalışıyorlar.

Salgın sonrası sömürünün katmerleşerek devam edeceği, hakların daha da budanacağı, çok daha otoriter bir ülke, bir dünya yaratmak istiyorlar. Özel sektör ve kamuda salgın sürecinde uygulanan esnek çalışma uygulamalarını salgın sonrasında temel çalışma biçimi olmasını, güvencesizliğin yaygınlaştırılmasını ve emeğin daha da ucuz hale getirilmesini hedefliyorlar. “Ekonomi çöktü” diyerek yeni zamlarla, vergilerle faturayı bir kez daha emekçilere çıkarma niyetlerini gizlemiyorlar.

Bizler; krizlere, salgınlara yol açan bu politikaların devam ettirilmesine geçit vermeyeceğiz. Özelleştirmelere, kamusal hizmetlerin sermaye için karlı alanlar olarak piyasalaştırılmasına, güvencesizliğe, taşeron çalışmaya, esnek çalışmaya, doğanın talan edilmesine, nükleer santrallere, hayvanların/bitkilerin doğal yaşam alanlarının katledilmesine karşı mücadeleyi çok daha güçlü şekilde yükselteceğiz. Mücadeleyi dayanışma ile güçlendireceğiz.

İnsan onuruna yaraşır bir iş, gelir ve sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacağız! Barış içinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma talebimizi 1 Mayıs’ta bir kez daha haykırıyoruz !

Sevgili Kamu Emekçileri, İşçiler, İşini Kaybedenler, Emekliler,

Aydını, Sanatçısı, Gazetecisi, Öğrencisi, Esnafı, Kadını, Genci, Yaşlısıyla,

Haydi Hep Birlikte;

1 Mayıs “Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” ( bugün) işyerlerimizde, sembolik de olsa alanlarda, Taksim Meydanında, sendikalarımızda, evlerimizde, balkonlarımızda 1 Mayıs Marşımızı hep birlikte söyleyelim! Baharın coşkusuyla, güzel günler göreceğimizin inancıyla pankartlarımızı sallayalım, sloganlarımızı haykıralım!

İnsanlığı ve Doğayı Öldüren Sömürü Düzenine Mahkûm Değiliz!

Başka Bir Dünya, Başka Bir Ülke Mümkündür! Bunun İçin;

  1. İş güvencesi ve insanca yaşanacak ücret, herkes için temel gelir sağlanmalıdır!
  2. Özelleştirmelere son verilmeli, özelleştirilen kamu kurumları yeniden kamulaştırılmalı, kamusal politikalar hayata geçirilmelidir!
  3. Sosyal mesafeye mecbur kalmamak için sosyal koruma ve sosyal devlet politikaları hayata geçirilmelidir!
  4. Kamusal hizmetler parasız, nitelikli, ulaşılabilir, bilimsel ve anadilinde olmalıdır.
  5. Kamu kaynaklarının toplanması ve harcanmasında halk odaklı, adil ve eşitlikçi bir sistem kurulmalıdır!
  6. Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, artan şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır!
  7. Vergide adalet sağlanmalı, salgında dahi sermayenin kollanmasına son verilerek servet vergilendirilmelidir!
  8. Salgın sürecinde, temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde çalışma acilen durdurulmalı, işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmelidir! Çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir!
  9. Zorunlu alanlarda dinlenerek, daha kısa saatler aralığında çalışma düzenlenmeli, yeterli, kaliteli koruyucu malzeme sağlanmalı, tüm tedbirler kurum idarelerince alınmalıdır.
  10. Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları faiz işletilmeden ertelenmeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır!
  11. Özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır!
  12. Varlık Fonu derhal lağvedilmeli, kamu kaynakları halk sağlığının, emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi, kayıt dışı çalıştırılanlar, işsizler, evsizler, göçmenler başta herkese gelir güvencesi sağlanması için kullanılmalıdır!

 

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 3.05.2020
Güncelleme Tarihi : 3.05.2020
GÜNDEM
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:
Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Son Yorumlar