Eğitim İlke-Sen, Sağlık İlke-Sen, TOKAD ve ÖYB Yeni Asgari Ücrete Tepki Gösterdi

1.1.2020
855 kez Okunmuştur.

Eğitim İlke-Sen, Sağlık İlke-Sen, TOKAD ve ÖYB adına toplanan grup tarafından 2020`de geçerli olacak asgari ücretin 2 bin 324 lira olarak belirlemesine tepki gösterildi.

Yaklaşık 7 milyon çalışanı ilgilendiren asgari ücret belli oldu. 2020 yılı için asgari ücret 2 bin 324 TL oldu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2020`de geçerli olacak asgari ücretin 2 bin 324 lira olarak belirlemesine sendika ve siyasi partilerden tepkiler gelmeye devam ediyor. Bu kapsamda Eğitim İlke-Sen (İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Dayanışma Sendikası), Sağlık İlke-Sen (İlkeli Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Dayanışma Sendikası), TOKAD (Toplumsal Dayanışma, Kültür, Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) ve ÖYB (Özgür Yazarlar Birliği) adına dün Yeraltı Çarşısı üzerinde toplanan grup Asgari Ücret Tespit Komisyonuna belirlediği yeni ücrete tepki gösterdi. Hakça bölüşüm adil paylaşım, Asgari ücret azami köleliktir!, Hak, hürriyet, adalet direnişle gelecek!  yazılı dövizler taşıyan grup Asgari ücret köleliktir, Kahrolsun kapitalist yağma düzeni şeklinde slogan attı.

Grup adına basın açıklaması yapan Eğitim İlke-Sen Şube Başkanı Şinasi Uludoğan, her 1 Ocak günü meydanlara çıkarak asgari ücret uygulaması örnekliğinde, kölelik düzeninin de sürdüğünü haykırdıklarını söyledi.

Uludoğan, açıklamasının devamında şunları söyledi; “Yeni bir yıla daha derinleşen sömürü ve kölelik koşullarında giriyoruz. Yıllar geçiyancak kölelik bitmiyor. Her 1 Ocak günü bizler meydanlarda bu gerçeği haykırmak için bir araya geliyoruz. Asgari ücret uygulamasının kölelik düzenini çarpıcı şekilde ifşa ettiğini, bu zulüm ve sömürü düzeni ile hesaplaşmak gerektiğini haykırmak için meydanlarda buluşuyoruz. Evet, bu yıl da açlık sınırında seyreden bir asgari ücret rakamı ile başlıyor. Bu yıl da ağır sömürü ve kölelik şartlarında nefes alınacak. Bu yıl da alın teri yağmalanacak, insanca yaşamak mümkün olmayacak. Kapitalist yağma ve talan düzeninin köleci sürdürücüleri Firavun’un kölelerine yaptığının aynısını bugün emekçilere yapmaktadır. Firavun da sadece karınlarını doyurduğu köleleri piramit inşaatlarında, Nil’in kenarındaki tarlalarda çalıştırıyordu. Onların sadece karınlarını doyuruyordu.  Herhangi bir sosyal hayat, huzur ve sağlık içinde bir yaşam, herhangi bir eğitim imkanını bırakın vermeyi tartışmayı bile değer görmüyordu. Bunlar zaten bir kölenin haddine midir ? Köleler sadece hayatta kalsınlar yeterdi. Hayatta kalsınlar ve Nil’in bereketli tarlalarını çapalasınlar, piramitlerin zirvesine o devasa taşları çıkarsınlar. Nasıl da bugüne benziydeğil mi ? İşçiler yani modern köleler de aynısını yapsın. TÜİK gibi her şarta uygun çarpıtılmış rakamları siparişe uygun olarak üreten istatistik kurumlarının yaptığı gıdım gıdım kalori hesabıyla sadece hayatta kalabilme kabiliyetleri hesaplansın, insanca yaşam arzuları kulak ardı edilsin. Demek ki Firavun düzeni sona ermemiş, kapitalizm onun ruhunu yaşatıyor. 2324 lira ve 70 kuruşluk kalori hesabıyla emekçilerin alın terleri fabrikalarda, madenlerde egemenlerce yağmalanabilir. Bin kere yazıklar olsun. Sermaye sahiplerinin hayatı bir karabasana çevirdiği bu düzende emeğine, haysiyetine sahip çıkmak isteyenler için tek bir yol var bu durumda. O da başka bir hayatı tasarlayan, hakça üretim ve bölüşümle adil paylaşımı şiar edinen direniş yoludur.  AKP iktidarının sermaye ile kol kola emek ve işçi düşmanlığı yaptığı, maneviyatı, sömürü politikalarına hoyratça kalkan kıldığı bir vasatta Tevhid ve Adalet sancağını yükseltmek direnişin tek güzergahıdır. Alin terinin, insanca yaşamanın, barış ve huzur toplumunu inşa etmenin şartları vardır. O şartlar bugün sayısız kere, sayısız nedenlerle ihlal edilmektedir. KHK’lar marifetiyle haksız ve hukuksuz ihraçlarla işlerinden edilen, hapishanelere doldurulan, aileleri parçalanıp intiharlara sürüklenen insanlara uygulanan zulümlerle ihlal ediliyo şartlar. Ülkenin dört bir yanındakimanların, derelerin kapitalist arzularla yağmalanması kara ve denizlerin rant kanalları projeleriyle ifsat edilmesiyle ihlal ediliyo şartlar. Yerel ve bölgesel barışı yaralayan şovenist hamaset politikalarıyla ihlal ediliyo şartlar. Ve en nihayetinde insan onur ve haysiyeti ayaklar altına alınarak ihlal ediliyo şartlar. Asgari ücret köleliktir diyoruz yıllardır. İşçi, emekçi kardeşlerimiz hayatlarının her dakikasında bunu haykırıyor. Herkes bu gerçeği yakinen biliyor. Alemlerin Rabbi’nin bütün insanlık için var ettiği nimetleri yağmalayıp çalanlar da bunu biliyorlar. Bunu en iyi onlar bildiği için zulüm ve sömürü düzenlerini ancak yerel ve küresel zorbalıklarla sürdürebileceklerinin elbette farkındalar. Bütün bir egemen cephesi olarak siyasetinden patron ittifaklarına kadar örgütlü ve iş birliği halindeler. Yasaları ve her türlü güç zoruyla bu düzeni tahkim etmeye çalışıyorlar. Zulümganizasyonuna karşı adalet cephesinde duranlar da örgütlü olmalı, sağlam ittifaklar kurmalıdır. Köle olmayacağız, sermayenin değil, Rabbimizin kuluyuz. Bu hassasiyet ve bilinçle köleci düzenlere karşı mücadeleyi yükselteceğimiz bilinmelidir. Tabiat ve fıtratla barışık bir hayat inşa etmek temel hedefimizdir. Eşit adil bir dünya kurmak elbette temel hedefimizdir. Şüphesiz ki Allah adaleti emreder, zulümden sakındırır”

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 1.01.2020
Güncelleme Tarihi : 1.01.2020
GÜNDEM
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:
Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Çok Okunanlar
En Son Yorumlar