Tokat’ta Kamu-Sen üyelerinden 2020 Yılı Bütçesi`ne tepki

12.11.2019
84 kez Okunmuştur.

Türkiye Kamu-Sen Tokat Şubesi üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi`nde görüşülen 2020 Yılı Bütçesi`ne tepki gösterdi.

Hüdayi Sayıbaş Yeraltı Çarşısı üzerinde toplanan üyeler adına konuşan Türkiye Kamu-Sen Tokat Şubesi Başkanı Hakan Akkaya, bütçenin memur bütçesi olmadığını savundu.

Sosyal devlet olma ilkesini hiçe sayan, toplumumuzun büyük bir kesimini göz ardı ederek, çalışanlardan alınacak vergilere bel bağlayan 2020 bütçesi, “memurun bütçesi değildir” diyen Türkiye Kamu-Sen Tokat Şubesi Başkanı Hakan Akkaya, “Bu bütçeyle 2020 yılının, başta kamuda çalışanlar olmak üzere, tüm vatandaşlarımız için geçmiş yıllardan daha da zgeçeceğitaya çıkmıştır. Hepimizin bildiği gibi bütçe, Devletin gelirlerinin ve bu gelirlerin nerelere dağıtılacağının belgesidir. Biz bu bütçede, gelirlerin kamu çalışanlarından kesilen vergilerle elde edileceğini ama gelirin paylaşımında memurun adının dahi olmadığını görüyoruz. Önümüzdeki sene için memur ve emekli maaşlarına 4+4 zam yapılması kararlaştırıldı. Bunun anlamı bütün bir yıl için iki taksitte toplam 8,2 yanitalama memur maşına 329 lira, en düşük memur maaşına 247 lira zam demek. Hâlbuki daha geçen yıl 4 kişilik bir ailenin zorunlu harcamaları 1032 lira zamlanmıştı. Verilmesi öngörülen zam, harcamalar karşısında devede kulak bile kalmıyor. 2002 yılından beri vatandaşlarımızdan toplanan vergiler 10,4 kat artarken memur maaşları ancak 7,5 kat arttı. Yani maaşlardan yapılan kesintiler, maaş zammını aştı. Milli gelir büyüydiyoruz. Milli gelirdeki artıştan dar gelirli ve ücretliler hak ettiği payı alamıyor. Memurun, emeklinin pastaya eklediği pay büyüdü ama pastadan aldığı pay küçüldü. Maaşların döviz, altın ve diğer yatırım araçları karşısındaki halitada. Bütün yatırım araçları karşısında alım gücümüz düşüyor. Son bir yıl içinde gıda fiyatlarındaki resmitalama enflasyon 25,25 oldu. Doğalgaza 28, elektriğe, kılık kıyafete 18, okul masraflarına 13, kiraya 12, gazeteye 28, dergiye 50, ekmeğe bile 15 zam geldi. TÜİK son 12 aylık enflasyonun 8,5 olduğunu iddia ede dursun, 2019 yılının 10 aylık enflasyonu 10,6 oldu. Ama memura bu sene için yapılan toplam zam enflasyon farkı da dahil 10,26; yani maaşlar şimdiden erimiş durumda. Önümüzde enflasyonun, ısınma, elektrik, gıda harcamalarının en fazla artacağı kasım ve aralık enflasyonu var. Onlar da eklenince memur ve emekli maaşlarının iyiden iyiye eridiği daha net biçimdetaya çıkacak. Maliye Bakanlığı bile TÜİK’in açıkladığı enflasyona itibar etmiyolacak ki, yeniden değerlemeanlarının 22,58 artacağını söylüyor. Yani bir bakıma resmi rakamlar birbiriyle çelişiyor, TÜİK’in enflasyonu cebimize yansıyan zamları görmüyor. Zaten vergiler her şekilde memurun, emeklinin belini büküyor. Yaptığımız her kuruş harcamadan 25 ile 45 arasında vergi kesiliyor. Yani verirken cimri alırken acımasız davranılıyor. Ama iş maaşlara zam yapmaya geldiğinde bir hedef enflasyondur tutturuluyor” dedi.

HAYALLER KARIN DOYURMUYOR

Akkaya, “Elbette enflasyon hedeflemesi yapılsın ama gerçekler de göz ardı edilmesin. Maaşlar iktidarın pembe hayallerine göre, vergiler ve zamlar acı gerçeklere göre belirlenmesin. Kaşıkla verilip kepçeyle alınmasın. Bir toplu sözleşme dönemi yaşadık: evlere şenlik. Tek bir konu dahi tartışılıp karara bağlanmadı. Memurlar adına tek bir kazanıma dahi imza atılmadı. 20 milyon vatandaşımızın hayalleri, umutları yıkıldı, gitti. Bu hangi vicdana sığar? İki yıl; aileleriyle bir araya gelmeyi bekleyen milyonların, Kadro bekleyen yüz binlerce sözleşmelinin, Bayramlarda ikramiye hayali kuranların,  Mülakata takılmadan adil bir yükselme sistemi içinde terfi etmeyi umut edenlerin,  Vergi dilimine girdiği için kuş kadar maaş zammını da vergi dilimine kurban eden çalışanın, İki yıldır 3600 ek gösterge konusunda verilen sözlerin tutulmasını bekleyenlerin, Hak ettiğini almayı umut eden yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının dünyalarını karartmak reva mıdır? Bu insanlarımıza “kusura bakmayın, bu sene hiçbir şey olmadı, şimdi git 2 sene sonra gel” demek hangi adalet anlayışıyla izah edilebilir. Külfeti sürekli birileri yüklenirken sefayı başkalarının sürdüğü bir yerde huzur olur mu? Bütçe, nimet külfet dengesi kurmak içindir. Bütçe, zenginden alıp dar gelirliye vermek içindir. Bütçe, millet için, vatandaş içindir. Bizde ise memur bütçe için çalışıyor; bütçe, çalışandan alıp kimseye vermemek için kullanılıyor. Bu bütçe ile vatandaşlarımızdan toplanan vergilerin artırıldığı, sağlık harcamalarında katılım paylarının, ilaç bedellerinin ve tedavi giderlerinin büyük bölümünün vatandaşlarımızın cebinden çıkacağı, memur ve emeklinin yoksulluğa mahkûm edileceği, yaşamın biraz daha zorlaşacağı bir yıla daha başlayacağız. Bu durumu Türkiye Kamu-Sen olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Bu bütçeye karşı olduğumuzu, bu bütçede memur olmadığını, bu bütçenin de memurun bütçesi olmadığını her yerde dile getiriyoruz. 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüyor. Eğer Tasarı, bu hali ile Komisyondan geçerse bir daha değiştirilmesi mümkün değil. Eğer Komisyon Tasarıyı bu hali ile onaylarsa memurun idam fermanını imzalamış olacak. Bu nedenle Tasarıya memur maaşlarına ilişkin bir düzeltme eklenmek zorundadır.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 12.11.2019
Güncelleme Tarihi : 12.11.2019
GÜNDEM
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:

Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Son Yorumlar