“GEBELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE KEMİK ERİMESİ”

21.5.2019
1790 kez Okunmuştur.

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayten Bayram ozteoporoz (kemik erimesi) ile ilgili bilgilendirme yazılarına gebelik ve emzirme döneminde oluşan osteoporoz hastalığının oluşum süreci tedavi yöntemleri ve yapılması gerekenler hakkında bilgilendirmeler de bulundu.

Gebelik, vücutta kemik metabolizmasında çoklu değişikliğe yol açan doğal bir süreçtir. Kemik metabolizmasında D vitamini önemli rol oynar. Maliyeti düşük bir tedavi ile yüz güldürücü sonuçlar alınır. Gebeliğin neden olabileceği kemik mineral yoğunluğundaki azalmanın genellikle ağrı dışında klinik olarak bulgusu olmamakla birlikte tanısı da kolaylıkla atlanılan bir durumdur. Bu sunumda bebek ve anne ilişkisini olumsuz etkileyen bu önemli sağlık sorununu farkındalık yaratarak halkımızı bilinçlendirmek istedik.

Kemik erimesi ile gebelik ve emzirme arasındaki ilişki son yıllarda yoğun olarak görülmeye başlandığı için gündeme gelmiştir. Anne karnındaki cenin iskeletinin mineralizasyonu anneden geçen kalsiyum takviyesi ile gebeliğin son 3 ayında gerçekleşir. Bir çalışmada normal seyrindeki gebelikte bile annedeki kemik kaybın genelde 2 civarında olduğu görülmüştür ve bu kayıp doğum sonrası ilk 6 ay içerisinde düzelir. Emzirme periyodu uzun süren kadınlarda kemik kaybı daha fazla görülmektedir. Emziren kadınlarda ilk 3- 6 ayda bel omurlarında ve kalçada 3 ile 10 arasında kemik kaybı saptanmıştır ve süngerimsi kemik de kayıp daha fazladır, ancak emzirme dönemindeki kemik kaybı gebelikteki kayıptan daha fazladır. Emzirmenin kesilmesi ya da azalması ve adet görmenin tekrar başlamasıyla kemik mineral yoğunluğu 6-18 ay içinde erken doğum sonrası kemik mineral yoğunluğu değerlerine yeniden ulaşır.

 

Kemik erimesi görülen gebe ya da emziren kişilerde en belirgin şikayet gebeliğin son 3 ayında ya da doğum sonrası ilk 3 ayda görülen şiddetli bel-sırt ya da kalça ağrısı ve omurgada çökme kırıklarına bağlı boy kısalmasıdır. Gebelik ve emzirmeye bağlı kemik erimesi sadece kırık kliniği ile de karşımıza çıkabilir.

 

Gebeliğe bağlı kemik erimesi için kimler daha çok risk altındadır;

 

Gebeliğe bağlı kemik erimesi daha çok ilk gebeliği olanlarda, ince yapılı ve emziren annelerde görülmesine rağmen yine de nedeni tam olarak anlaşılmamıştır. Gebelik öncesinde kemik yoğunluğunun düşük olması, ergen yaşta gebe kalanlar, düşük beden kitle indeksi olanlar, menapoza yakın gebe kalanlar, yumurtalık fonksiyonları gebelik öncesi bozuk olanlar, laktoz intoleransı olanlar, diyetle yetersiz kalsiyum alanlar, ailede kemik erimesi ve kemik erimesine bağlı kırık öyküsü olanlar, heparin gibi kanı sulandırıcı ilaçları uzun süreli kullananlar veya kortizon kullanımı ve hareketsizlik durumları risk faktörleri arasında yer alır. Doğum sonrası yapılan ölçümlerde omurga ve uylukta düşük kemik mineral yoğunluğu tespit edilir. Normal röntgenlerde ise omurgalarda çökme kırıkları görülebilir.

 

Tedavi; gebeliğe bağlı kemik erimesi tedavisinde esas hedef var olan mevcut kemik yoğunluğunu korumaktır. Bunun için gebelik süresince düzenli egzersiz, yeterli beslenme, kalsiyum ve D vitamin takviyesi önemlidir. Tedavi planlanırken, hastanın kendisi ile birlikte fetus ya da yenidoğan da düşünülmelidir. Tedavilerin anneye, fetüse ve yenidoğan döneminde anne sütüne ihtiyacı olan bebeğe olan olası yan etkileri gözardı edilmeyerek planlanmalıdır . Gebelikte ve emzirme döneminde doğal olarak kalsiyum ve D vitamin ihtiyacı artmaktadır. Gebelikte 600-1425 mg/gün kalsiyum ve günlük en az 600 IU D vitamin takviyesi önerilmektedir, gebenin D vitamin düzeyi 50 ng/ml seviyesinde olmalıdır . Emzirmenin kesilmesi, çeşitli ilaç seçenekleri, vertebroplasti (omurga tamiri yöntemleri ) gibi tedaviler bildirilmiştir. Hastalığın doğası gereği standart bir tedavi protokolü tanımlanamamıştır.

 

Kırığın gelişmediği durumlarda çoğu vaka kendiliğinde iyileşmektedir. Kırık durumunda çoğu olguda korse, erken dönemde istirahat ve etkilenen eklem üzerindeki yükün kısıtlaması ile tedavi edilmektedir.

 

Egzersiz ve Fizik Tedavi: Gebeliğe bağlı osteoporozda ilaç tedavisinin yanında egzersiz, TENS ve akapunktur gibi çeşitli fizik tedavi yöntemlerini de içermelidir. Özellikle kırık sonrası omurga yanındaki destek kasların kuvvetlendirme egzersizleri, ödemi ve ağrıyı azaltmada etkilidir. Çökme kırıkları sonrasında duruş bozuklukları ve kamburluk gelişebilir. Bu hastalara sırt kaslarına yönelik kuvvetlendirme egzersizleri verilmesi duruşa bağlı kamburluğu azaltır, dinamik statik duruşu düzeltir, ağrıyı kontrol altına alır, hareket ve yaşam kalitesini arttırır. Gövdeyi öne doğru çeken kaslara yönelik egzersizlerinden olabildiğince kaçınılmalıdır, çünkü bu egzersizler 89anında çökme kırıklara neden olur.

 

Hastalığa bağlı gelişen omurga kırıkları, günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayarak, bebek ve anne ilişkisini negatif yönde etkilemekte ve uzun dönem engelliliğe neden olmaktadır. En azından planlı gebelikler öncesinde risk faktörlerine sahip anne adaylarının kemik ölçümleri, kan tahlilleri ve sonuçlarına yönelik uygun tedavi önerileri alabilmek için sağlık kuruluşlarına başvurmaları olası bir kemik erimesi ve kırık sorunlarının önüne geçilmesini sağlar. Bu yapılamadığı taktirde gebelik ve emzirme dönemi kemik erimesinin iyi tanınıp, tedavi edilmesi yeni kırıkların önlenmesi ve yaşam kalitesinin arttırılması açısından ilk belirti olan geçmeyen inatçı şiddetli sırt, bel ve/veya kalça ağrılarının ihmal edilmemesi, herhangi bir sağlık kuruluşunda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanına başvurmaları önerilir.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 21.5.2019
Güncelleme Tarihi : 21.5.2019
SAĞLIK
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:

Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Son Yorumlar