Dr. Bayram Ankilozan Spondilit hastalığı hakkında bilgiler verdi

22.1.2019
1248 kez Okunmuştur.

Medicalpark Özel Tokat Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı DoktAyten Bayram ankilozan spondilit hastalığı hakkında bilgiler vererek ,hastalığın evreleri ne sıklıkta görüldüğü, tedavi yöntemleri ve görülen yaş grupları hakkında bilgiler verdi.

ANKİLOZAN SPONDİLİT:

 Ankilozan spondilit, omurgada hareket kısıtlılığına neden olan iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. Özellikle soğuk havalarda bu hastaların şikayetlerinde ciddi anlamda artışlar olmaktadır, genelde de ilk teşhisler soğuklarlataya çıkan bu ağrılar esnasında hekime görünme ile konmaktadır. Yaklaşık her yüz kişiden 1’inde görülür. Hastalığa bağlı omurgaya esneklik sağlayan bağların ardışık kemikleşmesiyle, omurga adeta alçıya alınmış gibi sabitlenir. Bu da kişide bel ve boyun hareketlerinde kısıtlanmaya ve öne doğru kamburluğa neden olur. Daha ileri evrelerde, boyun hareketlerindeki ciddi kısıtlanmayla, baş hareket edemez, görüş alanı daralır ve kişi ancak tüm vücudunu çevirerek başına yön verebilir.

 Hastalığın Belirtileri Nelerdir

 Ankilozan spondilitin belirti ve bulguları tipik olarak 40 yaşından önce, özellikle 20’li yaşlarda başlar. Kadınlarda bazen 30’lu yaşlara kadar gecikebilir. Ancak mutlaka 40 yaşından önce bulgu verir. Çocukluk çağında da başlayabilir. Omurga dışında hastalığa bağlı, göz ve bağırsaklar gibi vücudun diğer bölümlerinde de iltihap gelişebilir. Ankilozan spondilitin kesin tedavisi olmamakla birlikte, tedaviyle şikayetlerin azalması veya kaybolması ve hastalığa bağlı sakatlığın önüne geçmek mümkündür. Bu nedenle ne kadar erken tanınır ve tedavi başlanırsa, o ölçüde başarılı sonuçlar alınır.

 Hastalığın ilk işaret ve bulguları; özellikle sabahları yataktan kalktıktan sonra veya uzun süreli hareketsizlik sonrasında belin aşağısında ve kalçada gelişen ağrı ve tutukluk (katılık) hissidir. Bu belirtiler o kadar yavaş ve sinsi gelişir ki başlangıçta pek fark edilmez veya önemsenmez. Hastalık bazen alevli bazen de yatışık seyreder. Zamanla belirtiler kötüleşebilir, artabilir veya düzensiz aralıklarla seyredebilir. Hastada ayrıca bazen sağ bazen sol kalçada gelişen değişici kalça ağrısı, topuk ağrısı, derin nefes aldığında göğüs kafesinde ağrı ve kaburga üzerinde hassasiyet, gözde ağrı ve kızarıklık, uzun süreli karın ağrısı, kronik (uzun süreli) ishal, kilo kaybı gibi yakınmalar olabilir. Eğer;

 Üç aydan uzun süren istirahatteyken gelişen bel ve kalça ağrınız/tutukluğunuz varsa, Hareketle ağrılarınız azalıyveya geçiyorsa,

 40 yaşından genç iseniz,

 Ağrı kesici aldığınızda azalıyveya kayboluyorsa Boyun-bel hareketlerinde ve her nefes alıp verdiğinizde göğüs kafesinizde ağrı ve kısıtlılığınız (katılık hissi) varsa; mutlaka en yakın FTR uzmanına başvurunuz.

  • Etiketler :
  • -
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 22.1.2019
Güncelleme Tarihi : 22.1.2019
SAĞLIK
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:

Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
En Son Yorumlar