Zehra Yücel
riyazet77@hotmail.com -

Erdemli Yaşamın Yetişkinler Arasındaki Karşılığı Olarak Meslekî Tutum

29.7.2016
4613 kez Okunmuştur.

Erdem, muhakeme gücüne sahip insanın, ahlâkın övdüğü, ‘iyi’ ile ‘kötü’ arasındaki tercih aşamasında iyiyi tercih etmesi ve kötü olandan uzak durması dahası kötü olan her ne varsa ona seyirci kalmayıp mümkünse kötülüğün doğacağı ortamın dahi oluşmasına engel olacak bilinç düzeyidir.

Ahlâkta iyi niyet, tutum ve davranış gözlenebilirliği ve devamlılığı açısından büyük öneme sahiptir. 

Doğal bir olgu olan toplumsal yaşamda tutunabilmenin, insan onuruna yakışır şekilde yaşayabilmenin tek yolu erdemli olmaktır.

Toplumsal bir varlık olan insanın huzuru ve güvenliği, toplumu bir arada tutan değerlere sahip çıkıp yaşadığı ve yaşattığı ölçüde güvence altındadır.

Söz konusu ahlâkî kurallar ve erdemli yaşamın gerekleri toplumun en temel yapı unsuru olan aile ocağında verilmeye başlar ve kademeli olarak toplumu oluşturan ya da toplumda yer alan her kurumda düzenin tesisi ve devamlılığı için önem arz eder.   

Meslek ise fertlerin, toplumsal düzen içerisinde ekonomik faaliyet zincirinde yer edinebilmek için geçimini sağladığı, düzenli, kuralları olan örgütsel faaliyettir.

Doğruluk, dürüstlük, yasalara uygunluk, yeterlilik, güvenilirlik gibi ilkeler meslek etiğinin gerek yerel gerekse ulusal ilkeleridir.

Nasıl ki toplumları ayakta tutan, ekonomik faaliyetleri onların yaşam biçimlerini ve kısmen de olsa gelişmişlik düzeylerini gösteriyorsa fertlerin meslekî tutumları da ahlâkî düzeylerini gösteren önemli bir ölçüttür.

Çalışanların, ilk önce içinde yaşadıkları topluma karşı sorumlu olduklarını unutmadan mesleğin gerektirdiği şartlara uygunluk, yasalara bağlılık, toplumsal kurallara saygı ve uyum, dürüstlük ve güvenilirlik gibi gerek şahsî gerekse toplumsal menfaat göz ardı etmeden hayatını düzenlemesi vatan borcudur, namus borcudur.

Evvelki yazılarımızda da çok defa dile getirdiğimiz üzere meslek ahlâkı da diğer yaşam alanlarında olduğu gibi ancak terbiye ile olur. Söz konusu terbiye anne karnında başlar ve şehadet döşeğinde son bulur. Bu üretken döngü böylece nesilden nesile aktarılır.

Meslekî örgütlenmelerin her hangi bir aşamasında sorunlar baş gösterdiyse dikkatli bir incelemenin ardından sorunun baş gösterdiği, iltihaplı yapının oluştuğu yerde terbiye ile ilgili ciddi bir boşluğun, yanlışlığın ya da eksikliğin olduğu müşahede edilecektir.

Elbette ahlâkî değerlerden yoksun bir meslek çalışanına toplumun ancak millî ve manevî değerlerle inkişaf edebileceği gerçeğini anlatabilmek bir nebze zor olabilir; zira onun önem verdiği tek varlık maddî varlıktır. Ne var ki sadece maddî kazanç elde etmek isteyen insanların da varlıklarını devam ettirebilmeleri için gene ahlâkî değerlerin yaşatıldığı bir toplum düzenine ihtiyaçları vardır. Ahlâkî değerlerden nasiplenmemiş insanlara da ahlâkî değerlerin yokluğu / millî ve manevî hazinelerin kaybı durumunda kendi şahsî kayıplarının da üst düzeyde olacağı vurgulanmalıdır.

Güzel ahlâk ile yoğrulmuş huzurlu bir ömrün tadını hiçbir şey veremez vesselâm…

  • Etiketler :
  • -
DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUMLARI
Eklenme Tarihi : 29.7.2016
Güncelleme Tarihi : 29.7.2016

Yazarlar
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
LİG PUAN DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ligi seçiniz:
En Son Yorumlar